“İstişarenin başarısı, kimin haklı çıktığıyla değil, gerekçeler karşısında birlikte ne kadar doğru bir sonuca yaklaşılabildiğiyle ölçülür.”

Bir tartışmada taraflardan birinin önerisini kabul ettirmesi her zaman başarı değildir. Bazen en iyi sonuç, ilk öneriyi değiştirmektir. Bazen karşı görüşü kabul etmek, bazen beklemek, bazen de mevcut durumu gerekçeleriyle korumaktır.

İnsan ile yapay zekâ arasındaki istişarede amaç, kimin son sözü söylediğini yarıştırmak değildir. Önemli olan, itirazların dinlenmesi, gerekçelerin görünür olması, hataların düzeltilmesi ve karar yetkisinin insanda kalmasıdır.

Bu düşünce, iyi bir düşünce ortağının yalnızca öneri üretmekle değil, gerektiğinde kendi önerisinden vazgeçebilmekle de değerlendirilebileceğini hatırlatır.

Sözün değeri bir kesinlik garantisinde değildir: Ortak değerlendirme bizi her seferinde doğru sonuca ulaştırmayabilir. Ancak gerekçelere açık kalmak, daha iyi karar verme olanağını güçlendiren bir tutumdur.

Bu anekdot, İstişarelizm üzerine bir düşünsel gözlemdir; deneysel olarak kanıtlanmış bir başarı ölçütü değildir.